Hz.Aişe ile evlilik

2009-04-30 22:48:00

 

Şu ana kadar yapılan yorumlardan bu konuya ait dört görüş olduğunu görmekteyiz.

 

1. Bu yaştaki evliliği ‘’Hz. Muhammed’e özel ’’ gibi gösteren görüş.

2. Bu yaştaki evliliği kabul etmeyen görüş.

3. Yaşı kabul eden ancak dönemin bir uygulaması olarak normal gören görüş.

4. Yaşı dönem olarak görse bile bunun söz konusu asır içinde düzeltilmesi gerektiğini söyleyen görüş.

 

Şimdi bu görüşleri analiz edelim.

 

Birinci görüş: Bu görüşte olanlara göre küçük yaşta evlilik konusu, Hz. Muhammed’e özel bir durumdur. Döneminde, bu yaşta evlenen yoktur. Bunlar bundan olsa gerek O’na ‘’pedofili’’ demeyi dillerinden düşürmezler. Aslında meseleyi biraz araştıran kimse, bu yaştaki evliliğin O’na özel olmadığını görür. O’na özel bir durum olsaydı hakkında her türlü söz söylemek için tetikte bekleyen dönemin putperestleri bu olayı her defasında dillerine dolarlardı. Bu durum ve tarih kitaplarının anlattığı olayları okuduğumuzda küçük yaş evliliklerinin ‘’dönem geleneği’’ olduğu kesin görülmektedir. Bunları bir arada düşündüğümüz zaman onu bu yaş konusunda (diğerlerini göz ardı ederek) eleştirmenin bir dayanağı kalmamaktadır. Sadece dördüncü görüşte ele alacağımız yönüyle (düzeltilmesi gereken bir uygulama)eleştirebilmelidir. Bu görüşte olanlar, bunu ikide bir dile getirerek Müslümanları Hz. Muhammed hakkında şüpheye düşürmek isterler. Yoksa azıcık bir çalışma, bu yaştaki evliliklerin dönem uygulaması olduğunu gösterecektir.

 

İkinci görüş: Bunlar ise 9–10 yaşları arasında evlendiği konusunu kabul etmezler. Bu yaştaki evliliğin dönem ürünü olduğunu kabul etmekle beraber Peygamberin bu uygulamayı kaldırdığını söylerler. Genelde mealci olup hadisleri hiç kabul etmeyen bu kesimin alternatif olarak sunduğu herhangi bir delili görmüyoruz. Bilakis daha zayıf sayılan hadisleri kanıt gösterme peşine düşerler. Eğer Hz. Muhammed’in hayatının geneli ile ilgili bir bilgi getirselerdi daha çok inandırıcı olabilirlerdi. Bunlar bu hadisleri kitaplarına alanları ‘’sapık ve iftiracı’’ olarak değerlendirmektedir. Bu görüşte olanlar da birinci görüşte olanlar gibi duygusal ve tepkisel bir tavır içindedirler. Ancak bu görüşte olan ve başka hadisleri delil getiren bir grup da vardır ki(çalışmalarını takdir etmekle beraber)tespitlerine katılmıyoruz. Bunu ilk mesajlarımda dile getirmiş bulunmaktayım.

 

Evrensel öğreti içinde düşündükleri Peygamberlerine bunu yakıştırtamadıkları için yaşını büyük gösteren zayıf dayanaklı haberlerin peşine düşerler. Oysa kanaatime göre eğer sorun küçük yaştaki ile evlilik sorun ise ‘’biyolojik ergenlik’’ açısından 9-10 ile 17-18 yaşı arasında bir fark yoktur. Hz. Aişe, 18 yaşında bile olsa dedesi yaşında olan 53 yaşındaki biri ile evlenmiştir. Modern değer yargıları ile olaya bakıldığı zaman bu yaş bile sorunludur.

 

Üçüncü görüş: Yaşı 9–10 olarak kabul eden ve dönem uygulaması olarak normal gören görüştür. Eskiden beri hadis külliyatlarının sağlam kabul ettiği bu görüşü İlahiyat Fakültelerinde İslam Tarihi dalında Öğretim üyesi olanlar da kabul etmektedir. Ben de bu görüşü tercih ediyorum. Bu yaştaki evliliğin de, köleliğin kaldırılması konusunda olduğu gibi zamana bırakıldığını, hatta zamanla değişmediği takdirde devam edilmesinde sakınca görülmeyen bir uygulama olarak düşünüyoruz. Çünkü uygulamanın yürürlükte olduğu toplum’’Ataerkil ve tarım toplumu’’.Sosyologlar, bu toplumların özelliklerini bizden daha iyi biliyorlardır. Bu toplumda kadın, zaten toplumun bir bağımsız üyesi değil, içinde bulunduğu ailenin bağımlı bir üyesidir. Tarihçiler de, 7.yy dünyasında Arap Yarımadasının kültürel yapısını bizden daha iyi biliyorlardır.

 

Bu görüşün eleştiri aldığı tek konu ’’ Evrensel mesaj getiren bir peygamberin tarihsel olarak yorumlanmaması gerektiği’’dir.Bunu da dördüncü görüş olarak değerlendirdim ki üçüncü görüşün bu görüşe olan cevabını da orada getireceğim.

 

Dördüncü görüş: Bunlar da uygulamayı dönem olarak sorunlu görmemelerine rağmen Peygamberin bunu düzeltmesi gerektiğini söyleyenlerdir. Çünkü evrensel öğreti getiren ve toplumunun eksik kalan uygulamalarını düzelten birinin evlenme konusu gibi bir konuyu düzeltmemeleri bir eksikliktir. Hele buna Peygamberin kendisinin katılması hatadır. Bu sorun ,’’Evlatlıkların gerçek evlat olarak bakılması’’ sorunundan daha büyüktür. Bu konu için ayet özel olarak araya girmişken bu konuya ise girmemiş olması anlaşılacak gibi değildir.

 

Özellikle dördüncü görüşün eleştiri ve iddialarının çok yerinde olduğunu belirteyim. Bu açıdan eleştirilerine cevabı da ayrı noktadan verelim.

 

  1. ‘’Evrensel öğreti getirmiş bir peygamberin tarihsel bir uygulamaya katılması yanlıştır.’’ eleştirisi:

 

Hz. Peygamberin ‘’öğretileri’’ ile ‘’uygulamaları’’ karıştırılmaktadır. Onun tüm uygulamalarını her asırda bağlayıcı gören bir anlayış var ise de iyice araştırıldıktan sonra dinin sosyal hayatı düzenleyen kurallarının değil de insanlara o kurallarla getirmek istediği mesajın evrensel olduğu görülecektir. Hz.Muhammed tarihi bir kişilik olduğuna göre tarihinin bir ürünü olacaktır. Uygulamaları da, sosyal hayatı düzenleyen kuralları da…

 

Ancak, sözgelimi Hz. Muhammed bu evlilik ile ilgili uygulamada döneminin uygulamasına katılmışsa da buradan çıkarılacak evrensel mesaj ne olabilir?

 

Kanaatime göre, İslam’ın özellikle aile hukuku ile ilgili evrensel değerleri Peygamberden sonraki kuşağa bu evlilik sayesinde taşınmıştır. Karı-Koca ilişkilerinin nasıl olacağı ilgili evlilik vasıtasıyla öğrenilmiştir. Diğer eşlerinin aksine Hz. Aişe’nin İslam tarihindeki konumu çok iyi bilinmektedir.Bu öğretileri 45–50 yaşlarında kadın birinin net aktarılması zor idi.Hz.Aişe sivri zekâsı ve keskin görüşleri, önemli bir yer edinmiş bu evliliğin aslında ne anlama geldiğini göstermiştir.

 

  1. ‘’Peygamber, kendi dönemin uygulaması olan bu yaştaki evlilikleri de evlatlılar meselesinde olduğu gibi hemen kaldırmalı idi.’’ eleştirisi:

 

Bunun için döneme bakmamız gerekir. Acaba İslam, bunu kaldırmak için bir alternatif sunmuş mudur? Hz. Ömer İslam gelmeden önce kadınlara söz hakkının bile tanınmadığı ve İslam sayesinde görüş bildirme hakkına kavuştuğunu hem söylemiştir, hem de mescidin de bayanların kendisine yaptığı bir eleştiriyi kabullenmiştir. Hz. Peygamber de evliliklerin karşılıklı rıza ile gerçekleşmesi gerektiğini söylemiştir. Bu açıdan İslam’ın henüz küçük yaşlarda iken babası tarafından zorla evlendirilmemesi gerektiği kuralını getirdiğini söylemek mümkün.

 

Böylece bu evliliğin artık Müslümanlar için bağlayıcı olmadığını öğrenmiş bulunmaktayız. Müslümanlara düşen görev, bu evlilikten alacakları örnektir. Bunu bir ayetle hızlı bir şekilde gerçekleşmemesi bunun zamanla çözülmesi gereken bir olgu olduğunun düşünülmesindendir. Evlatlıkların öz evlat gibi hukuki arena da bilinmesi konusu da aslında sanıldığı gibi hemen çözülmemiştir. Her ne kadar ilgili ayeti varsa da ondan önce tavsiye niteliğinde başka bir ayetin bulunduğunu bilmek gerekir. Buradan diyebileceğimiz şey, o uygulamanın da jet hızıyla gerçekleşmediğini söylemektir. Konuyu ise ilgili meseleyi ele alacağım makalemde aktaracağım

 

26
0
0
Yorum Yaz